Ankara Girişimci Kadınlar Derneği (AGİKAD) Başkan: İnsaf KILIÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara Girişimci Kadınlar Derneği (AGİKAD) Başkan: İnsaf KILIÇ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2015 Salı

Yenimahalle Kent Konseyi & AGİKAD // GÜNDEM YENİMAHALLE SONUÇ BİLDİRGESİ

GÜNDEM YENİMAHALLE SONUÇ BİLDİRGESİ
Yenimahalle’de uzlaşma kültürünün gelişmesine katkı sağlamak ve kent sorunlarının çözümü için ortak akıl oluşturmak amacıyla, Yenimahalle Kent Konseyi eşgüdümünde yapılması planlanan toplantıların birincisi 28 Kasım 2015 tarihinde Yenimahalle Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.  Toplantıya Yenimahalle Belediye Başkanı Sayın Fethi YAŞAR, Belediye Başkan Vekili Sayın Mehmet KARTAL, Belediye Meclis Üyeleri, Yenimahalle’deki sivil toplum kuruluşu ve derneklerin başkan ve yöneticileri ile Kent Konseyi Başkanı Atila ÇINAR, Genel Sekreter Selçuk SARIKAYA, Yürütme Kurulu Üyeleri ve Kent Konseyi Çalışanları katıldılar. 

Yenimahalle Belediyesi ve mülki idaresine, kent vizyonu ve geleceğe ilişkin doğru stratejileri oluşturmak üzere veri sağlamak amacıyla yapılan ve ‘Gündem Yenimahalle’ başlığı ile periyodik olarak devam etmesi öngörülen toplantıların ilk adımının sonuç bildirgesinde aşağıdaki maddelerin yer alması kararlaştırılmıştır:

1.                  Gündem Yenimahalle toplantıları, Yenimahalle Kent Konseyi eşgüdümünde, sivil toplum kuruluşu ve derneklerin katılımıyla ve iki aylık aralıklar ile sürdürülmelidir.

2.                  Devam toplantılarının her biri belirli bir tema ile (Yenimahalle’nin ekonomisi, Yenimahalle’de Kadın, Yenimahalle’de Kültür ve Sanat vb.) yapılacak ve toplantıda belirlenen tema ile ilgili olan sivil toplum kuruluşları ile dernekler sunum yapacaktır. Bu toplantılar belirlenen tema ile ilgili STK ve derneklerden talep eden birinin ev sahipliğinde yapılacaktır.

3.                  Yenimahalle Kent Konseyi, Yenimahalle’de bulunan STK ve derneklere ait bilgilere, onların haber,  program ve görüşlerine yer verilmek, dernekler arasında iletişimi sağlamak üzere, ortak bir web sitesi oluşturulması için Yenimahalle Belediyesi nezdinde girişimde bulunacaktır.

4.                  İki ayda bir yapılacak olan toplantılar için basılı davetiye hazırlanmayacak, davet e-posta ile yapılacak, ayrıca telefon ile teyit alınacaktır.


5.                  Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Başkanı’nın talebi üzerine bir sonraki toplantının OSİAD’da yapılması kararı verilmiştir.  Toplantının tarih ve içeriğini Yenimahalle Kent Konseyi ve OSİAD görüşerek kararlaştıracaktır.

 YENİMAHALLE KENT KONSEYİ
TOPLANTI TUTANAĞI

Toplantının Adı
Gündem Yenimahalle, 1. Toplantı
Toplantının Tarihi ve Yeri
28 Kasım 2015
Yenimahalle Belediyesi Meclis Salonu
Toplantının Amacı
Gündem Yenimahalle toplantılarının temel amacı, Yenimahalle’de bulunan sivil toplum kuruluşu ve derneklerin kent ile ilgili düşünce ve projelerini birlikte tartışarak, Yenimahalle için ortak akıl oluşturmaktır. Periyodik olarak yapılacak ve her toplantıda farklı bir temanın ele alınacağı toplantılarla Yenimahalle Belediyesi ve mülki idarenin kent vizyonu ve geleceğe ilişkin stratejilerini oluşturma süreçlerine katkı sağlanması hedeflenmektedir.  
Toplantının Gündemi
28 Kasım 2015 tarihli, Gündem Yenimahalle 1. Toplantısının gündemi aşağıdaki maddelerden oluşmuştur:
- Açılış
- Kent Konseyi tanıtım sunumu
- Katılımcı görüşleriyle ‘Gündem Yenimahalle’ toplantılarının devamı için yol haritası belirlenmesi                                                       
- Dilek ve temenniler
Açılış Konuşmaları
Atila Çınar (Yenimahalle Kent Konseyi Başkanı) konuşması:
Dünyamız ve ülkemiz bugün her zaman olduğundan daha fazla karmaşık ve belirsizliklerle dolu. Böyle bir dönemde çıkış yolu bulmak için birey ve kurumların düşüncelerine ihtiyaç duyulmakta. Bu düşüncelerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkacak ortak akla ihtiyacımız var. Yenimahallemiz’de bu ortak aklın oluşmasına katkı sağlamak için bugün bir aradayız.

Günümüzün dünyasında ekonomi bir yandan küreselleşirken, bir yandan da yerel ekonomilerin önemi artıyor. Bugün çok az nüfusun yaşandığı köylerde, yörelerde bile, yerel ve karakteristik ekonomiler ve zenginlikler yaratılıyor.
600.000’e yakın nüfusun yaşamakta olduğu ilçemiz Yenimahalle’de de yerel ekonominin güçlenmesi için birçok adım atılıyor. İlçemiz ekonomisinin daha da güçlenmesi, insanımızın refahının artması, işsizlerimizin iş sahibi olabilmesi için iki önemli avantajımızın olduğunu biliyoruz.
Bu avantajlardan birincisi, Cumhuriyet’in ilçesi olmanın bir getirisi olan, eğitimli, kültürlü, yaşadığı kente karşı duyarlı insan varlığımızdır. Her meslekten, birçok uzmanlık alanından hemşerilerimiz var.
İkinci avantajımız ise, Yenimahalle’nin aynı zamanda bir sanayi bölgesi olması. 20,000’e yakın küçük işletme ve KOBİ’nin yanında ASELSAN gibi, Türk Traktör gibi dünya ölçeğinde büyük sanayi kuruluşlarımız var.
Bunların yanında ve en az bunlar kadar önemli bir gücümüz de, Yenimahalle’nin dokusunu iyi bilen, işe ve insana odaklı, yapıcı ve vizyon sahibi bir belediye yönetimimizin olması.
İşte bu avantajları ilçemiz için değere dönüştürecek fikirleri derlemek için buradayız.

Kent Konseyi veya sivil toplum kuruluşlarının icra yetkisi yoktur, olması da beklenemez. Bizler, Yenimahalle gönüllüleri olarak, ancak oluşturduğumuz ortak aklı icra yetkisi olanlara sunabiliriz. Belediyemizin ve mülki idarenin, kent vizyonu ve geleceğe ilişkin doğru stratejileri oluşturmaları için veri sağlayabiliriz.
İşte bu toplantıları bunun için başlattık ve bu nedenle ‘Gündem Yenimahalle’ başlığını benimsedik.
Toplantılarımızın Yenimahallemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Bu toplantıların devamı için Yenimahalle Kent Konseyi olarak bizim iki önerimiz var:
Birincisi, eğer kabul görürse, toplantıların iki aylık periyodlar ile yapılmasının uygun olacağını düşünüyoruz.
İkinci önerimiz ise, her toplantıda bir veya daha fazla katılımcı sivil toplum kuruluşunun tanıtım sunumları yaparak Yenimahalle ile ilgili görüş ve önerilerini aktarmasıdır. Bu yolla, ilçemizdeki sivil toplum kuruluşlarının birbirlerini daha kolay tanıyıp dayanışmalarını artıracaklarına inanıyoruz.

Sözlerimi dört noktaya temas ederek bitirmek istiyorum:
Bu toplantıların yapılması önerisi, benim de üyesi olmaktan gurur duyduğum YEN-DER’in başkanı Taner Başacar’dan gelmişti. Öneri için kendisine teşekkür ediyorum.
10 Ekim 2015 tarihinde buradan 3 kilometre ötede Cumhuriyet tarihimizin en büyük katliamlarından biri yaşandı. Ankara katliamında ve dünyanın her yerindeki katliamlarda ölen tüm masum insanları saygı ile anıyoruz.
Üç gün önce ‘kadına şiddete dur deme’ günü idi. Ülkemizde ve dünyada kadına yönelik şiddetin durması için var gücümüzle mücadele edeceğiz.
İki gün önce, Ankara’nın iki seçkin gazetecisinin özgürlükleri ellerinden alındı. Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanmasını protesto ediyor, gerçek adalet ve gerçek demokrasiye olan özlemimizi bir kez daha dile getiriyoruz.

Fethi Yaşar (Yenimahalle Belediye Başkanı) konuşması:
Yenimahalle Belediye Başkanı Sayın Fethi Yaşar açılış konuşmasında Yenimahalle’de yerel yönetim olarak son 6 yılda yapılanları ve önümüzdeki dönemler için gündemlerine aldıkları projeleri sayısal verilerle anlattıktan sonra, Yenimahalle Kent Konseyi ve Gündem Yenimahalle toplantılarına ilişkin özetle şunları dile getirdi:
Toplantıların başlangıcı olan Gündem Yenimahalle toplantılarının devam etmesini diliyorum. Yenimahalle Kent Konseyi’nin organize ettiği toplantılarda çıkacak sonuçların hem genel yönetimdeki hem de yerel yönetimdeki sorumlulara ulaşmasında faydalı olacağını düşünüyorum. Belediye başkanlığını yaptığım Yenimahalle’de iki tane büyük sanayi bölgesi var: OSTİM ve İVEDİK.
Bugün Türkiye’deki karışıklıklardan ötürü üretken insanlar iş yapamaz durumdalar. Dışişlerindeki başarısızlık, sorunlar nedeniyle ihracat yapan kurumlar; OSTİM, İVEDİK ve diğer bölgeler cezalandırılıyor. Yenimahalle için önem arz eden bu bölgelere sahip çıkmalıyız. Nitelikli eleman yetiştirilmesi ve işsizliğin önüne geçilebilmesi için çalışmalar yapmalıyız.
Sunum: Kent Konseyleri

Leyla Yıldız (Yenimahalle Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi) sunumu:
Yapılan sunumda, kent konseyi kavramının ortaya çıkışından ve yaygınlaşmasından başlanarak, Kent Konseyleri Yönetmeliği, yönetmelikten ve işleyişten kaynaklanan sorunlar, kent konseylerinin daha iyi işlemesi için öneriler, kentte yaşayanların katılımın artırılması için başta mahalle meclisleri ve çalışma grupları olmak üzere geliştirilecek temel araçlar dile getirildi. (NOT: Leyla Yıldız tarafından hazırlanıp sunulan metin katılımcı sivil toplum kuruluşu ve dernekler tarafından talep edilmesi durumunda elektroınik ortamda gönderilebilecektir. Bunun için Yenimahalle Kent Konseyi’ne mesaj gönderilmesi yeterlidir.)
Katılımcı Görüşleri
Ahmet Kurt (Ostim Sanayici ve İşadamları Derneği –OSİAD) Başkanı

Toplumsal yaşam alanları geliştirilmeli diye düşünüyorum. Hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, hak ve hukukun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, hesap sorma ve hesap verme, katılımcılık, yönetişim ancak toplumsal yaşamın geliştirilmesiyle sağlanabilir.

İki ay sonra yapılacak toplantıda Yenimahalle Kent Konseyi’ni ve katılımcı kuruluşları OSİAD’da ağırlamak istiyoruz. Derneklerle ilgili tanıtım kısmında ilk sunumu OSİAD olarak yapmaya talibiz.

Taner Başacar (Yenimahalle Dostları Derneği – YEN DER) Başkanı

Kent Konseyi’nin ilkeleri ve amaçları herkesçe kabul edilebilen ilkeler ve amaçlardır. Önümüzde daha insani, barışçıl, hoşgörülü bir ilişki ağının oluşturulması ülkemiz ve Yenimahalle’de yaşayanlar açısından önemlidir. Asıl sorunumuz örgütlenme ve örgütlenmeye yöneliktir. Halkla örgütlenmeyi sağlayarak yapılanları anlatabilmeli, eksiklerimizi fark edebilmeli ve bunlarla ilgili çalışmalar yaparak kamuoyunda yaygınlaştırabilmeliyiz.
STK’lar birbirlerini tanımıyor ve birbirleriyle hiçbir ilişkileri yok. Bu toplantılar sayesinde STK’lar birbirini tanıyacak ve faaliyetler yürütecekler.
Toplantıya katılmayan STK’lar ile ilişki kurulmalı, toplantıların önemi anlatılmalı ve bundan sonraki toplantılara katılmaları sağlanmalıdır.
WEB sayfasında ve diğer yollarla iletişim kurulmalı, insanların çalışmalardan haberdar olması sağlanmalıdır.
Çalışma grupları kurulmalıdır. İlkesel çalışma yürütülmelidir.
Her bölgede hizmet aşkıyla, muhtarlarla ve STK’larla birlikte çalışılmalıdır.
Mümkünse bu toplantılar iki ayda bir değil, daha kısa aralıklarla yapılmalıdır.

Ömer Koç (Batıkent Zihinsel Engellileri Koruma Derneği / Zihinsel Engelliler Federasyonu Başkanı / Engelliler Konfederasyonu Genel Sekreteri)

Sayın Fethi Yaşar’ın da yardımıyla örneği olmayan bir Zihinsel Engelliler Yaşam Merkezi’ni ülkemize kazandırdık. 66 yataklı bir merkez ve zihinsel engelli çocuklar ailesini kaybedince burada yaşayacak. Gündüz ve Gece Bakım Merkezi yapmaya başladık ancak çok ağır şartlar içeren bir yönetmeliği var. Konfederasyon olarak yönetmeliği düzenledik. 7 Haziran seçimleri sonrasında geçici hükümet yönetmeliği onaylamadı. Aile İl Müdürlüğü’ne müracaat ettik. Ruhsat vereceklerini ama yeni yönetmeliği beklememizi söylediler. Gündüz çocuklarını bırakmak isteyen ailelerin bilgisi olsun istiyoruz.

Levent Kavlak (İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri Derneği Başkanı)

Yenimahalle merkezli bir derneğiz ve Türkiye’deki bütün faaliyetler burada gerçekleşiyor. İş kazalarına ve meslek hastalıklarına dikkat çekerek İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünü oluşturmaya çalışıyoruz. Çok fazla çalışanı olması ve işletmelere yönelik kararlar vermeleri nedeniyle belediyelere bu konuyla ilgili çok büyük görevler düşüyor. Biz bu konuda Kent Konseyi’ne danışmanlık vermek istiyoruz.

İnsaf Kılıç (Ankara Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı)

Batıkent ve Yenimahalle bizler için önemli. Bölgemizde kadınlara hizmet etmek istedik. Hangi STK, ne şekilde ve hangi alanda çalışıyor? Neyi başarmak istiyoruz? Gücümüzü nasıl birleştirebiliriz? Sanat ve girişimcilik konusunda dayanışma içerisinde olmak istiyoruz. Ev kadınların üretime katılması sağlanmalı.

Neriman Koçak (Ankara Kadın Girişim Üretimi İşletme Kooperatifi Üyesi)

Ev kadınlarının ürettiklerinin satışını kooperatifin üstlenmesini istiyoruz.
Kadınların gelişmesine yardımcı olmalıyız. Kadınların girişimcilik konusunda adım atmasına önayak olmalıyız. Kadınların ürettiklerini satacağı bir yere ihtiyaç var. Belediyeden yardımcı olmasını istiyoruz.

Şaziye Aydoğan (Şeker Portakalı Eğitim ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı)

Toplantılarda derneklere 10-15 dakika söz hakkı verilmeli ve birkaç dernek kendini tanıtabilmeli. Gençlerin ve çocukların büyük bir kütüphaneye ihtiyacı var. Ayrıca çocukların özgür, bilimsel bir öğrenme ortamına ihtiyacı var. Çocuk Kültür Merkezi, kütüphane ile birlikte düşünülebilir.

Kemal Beycan (İzci Dernekleri Federasyonu Başkanı)

Yenimahalle Kent Konseyi’nin Yenimahalle’de yaşayan herkesin üye olarak girebileceği bir web sitesi olmalı. İstek ve şikayetler dile getirilebilmeli.
40 yıl çocuk ve gençlerle birlikte izcilik yapan biriyim ve tecrübelerimi Kent Konseyi’ne aktarmak istiyorum.

Salih Ertürk Tuzcu (Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı)

STK başkanlarının birbirini tanıması için yemek düzenlenebilir. Milli bayramlar unutuluyor. STK’ları milli bayramlarda Atatürk büstüne çelenk koymaya davet ediyoruz. Üye sayısı da artar.
Kapanış Konuşmaları
Fethi Yaşar (Yenimahalle Belediye Başkanı):

Acil web sitesi yapılmalı. Bu site ile bölgedeki derneklerin, yaptıkları çalışmaların tanıtımı, dernek başkan ve yöneticilerinin birbirlerini tanımaları sağlanmalı. Genel ve yerel idarenin yaptığı çalışmalara sivil toplumdan daha fazla katılım sağlanmalı.
İki ayda bir yapılacak toplantıların her biri ayrı bir başlık ve tema ile düzenlenmeli, her toplantıda ele alınan konuya yoğunlaşılmalı.

Gündem Yenimahalle toplantılarının birincisi, Yenimahalle Kent Konseyi Başkanı Atila Çınar’ın katılımcılara teşekkür etmesiyle sona erdi.

18 Aralık 2015 Cuma

Özgecan Aslan’dan sonra bir kadın cinayetine daha ağırlaştırılmış müebbet

Özgecan Aslan’dan sonra; 
Bir kadın cinayetine daha ağırlaştırılmış müebbet
Tarsus’ta Özgecan Aslan’ın vahşice, alçakça ve haince öldürülmesine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesinin ardından bir kadın cinayetinde daha aynı ceza kesildi.
Haksız tahrik istedi alamadı
Evlilik programında evlenmelerinden üç ay sonra Selime Günaydın’ı ekmek bıçağıyla altı kez bıçaklayarak; Bilerek, isteyerek ve hunharca öldüren Rıfat Gönbak’ın yargılanmasına Bakırköy 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.
Saygın tutum ve 
haksız tahrik indirimi verilmedi
Mahkeme, Gönbak’ı saygın tutum ve haksız tahrik indirimi vermeyerek ağırlaştırılmış hapis cezasına çarptırdı. Davayı takip eden CNN Türk muhabiri Göksel Göksu, sanığın öldürdüğü eşinden şiddet gördüğü yönünde savunma yaptığını, ancak mahkemenin bu iddiayı dikkate almadığını kaydetti.
Özgecan Aslan milat oldu
Özgecan Aslan cinayeti Türkiye’den kadın cinayetlerinin geldiği noktaya karşı bir milat haline gelmiş, Türkiye’nin dört bir yanında kitlesel protestolar düzenlenmişti. Katillere ‘sudan sebeplerle’ haksız tahrik ve saygın tutum indirimlerinin verilip cezaların ‘kuşa indirilmesi’nin önüne geçen Özgecan Aslan yasasının getirilmesi talep edilmişti.
KADIN CİNAYETLERİNE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞEBİLİR
Özgecan Aslan’ın katil zanlılarına verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ardından Selime Günaydın cinayetinde de mahkemenin benzer bir karar vermesi, yargının kadın cinayetlerine bakışını değiştirebileceği umudu doğurdu. (DİKEN; 16/12/2015 13:37)

22 Ekim 2015 Perşembe

W-20 ZİRVESİ İZLENİMLERİ; İnsaf KILIÇ, AGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı

W-20 ZİRVESİ İZLENİMLERİ

İnsaf KILIÇ 
AGİKAD (ANKARA GİRİŞİMCİ KADINLAR DERNEĞİ) YÖNETİM KURULU BAŞKANI
AGİKAD OLARAK DAVETLİ OLDUĞUMUZ 16-17 EKİM 2015/İSTANBUL W 20 ZİRVESİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞEN W-20 İZLENİMLERİ       
ÜLKEMİZ İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ, KADIN ÇALIŞMASININ YANI SIRA İNSAN HAKLARINDA İYİLEŞME ADINA, DÜNYANIN ÖNDE GELEN LİDERLERİNİN BULUŞMASINA KADIN LİDERLERİN ÖNCÜLÜK ETMESİ POZİTİF İYİLEŞMEYE SU TAŞIMAYI BAŞARMIŞTIR. 
CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN RECEP TAYİP ERDOĞAN’IN DA KATILIMIYLA GERÇEKLEŞEN W-20 ZİRVESİ,
ÖZETLE KADIN KONUSUNDAKİ İYİLEŞMEDE, YEPYENİ BİR DÜNYA YARATMANIN VE POZİTİF YÖNDE, İYİLEŞMENİN ADIMLARI İNSANLIK ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR.
Projenin tamamının İngilizce, olması ve üç başarılı kuruluş, KADEM,KAGİDER,TİKAD, kuruluşların üstlendiği, organizasyonla, son derece başarılı geçen iyileşme çalışmasında gördüğüm başkanlar komitesi başkanı, KAGİDER BAŞKANI Sayın Gülden TÜRKKAN’IN engin bilgi birikimli sabırlı, becerisine hayran kalmamak elde değil, kendisini yürekten kutlarım.
Bu büyük adımda projenin AMACIYLA YÜZ MİLYON KADINA İSTİHDAM SAĞLAMAYI AMAÇLANIYOR.
BANA GÖRE İSTANBUL’DA TOPLANAN W 20 ZİRVESİ ÖNEMLİ BİR ADIM VE KADIN HAKLARINA ÇIKAN MERDİVEN BASAMAKLARIDIR.
Cumhurbaşkanının da oturumda söylediği gibi kadın delegelerin, öncülüğüyle kuyuya suyu döktük, bu ülke önemlidir. 1934 de kadına seçme ve seçilme hakkının verilişi örneğiyle kıyaslanarak, özel bir ülke olduğumuzu vurguladı.
KONU BAŞLIKLARI ÖZELE
a-Kadına sağlanacak Mikro kredi destekleri ( KREŞ SORUNU’na ÇÖZÜM)
b-Eşit olmayan, ücret alımına çözüm,
c-Doğum ölümleri, çocuk ölümlerine dikkat çekerek sorunun önemi vurgulandı
d- Projede bulunan kuruluşların yazılı olarak sunacağı tavsiye önerilerin dikkate alınması.
e-İstihdam yaratma, politik gelişmede cinsiyet eşitliğinin önemine dikkat çekildi.
f-Kadınların güçlendirilmesi sözleşmesindeki ve kadına yönelik şiddetin önemi
AYNI ZAMANDA İNSANLIK ADINA OLDUKÇA ÖNEMLİ OLAN  W 20  ZİRVESİ FAYDALANICILARIN ANA KARTI OLACAKTIR.
*- Ev eksenli çalışmaların önemiyle destek çalışmalarının ekonomiye büyük katkısı olacaktır.
HEDEF PUSULADIR.
*- Enerji, su, gıda, çevre sorunlarıyla kadını barışçıl yoldan yeniden ele almak.
‘’G20 ZİRVESİ GEZEGENİN İYİLEŞMESİ YOLCULUĞUDUR’’
*- Kadın ve erkeğin evde eşit olmasıyla, yeni nesillere katkımızla, hiçbir çıkarın gelişmediği ve hesap verirlilik şeffaflığıyla İnsanlığın gelişmesinde büyük adımdır.
*-Ülkeler arası dayanışmada ÇİN öncü bir ülkedir.
*- STK ların desteği önemli, boyutların genişlemesi ve sosyal girişimcilikteki dayanışmayla iyileşme yolları ve gönüllülük esasına dayalı çalışmalardaki, değerlerin  iyileşme adımları hızla yayılacaktır.
W 20, KADININ İŞ HAYATINA, DOĞRUDAN İLETİŞİM VE BAŞARI İÇİN  FIRSATTIR.
*-Kadınların vergi sistemindeki iyileşme bekleyen sorunların çözümüne ihtiyaç vardır. Mikro kredilerin desteği, önceliklidir.
TÜRKİYE DE BİR İLK OLAN KADIN LİDERLERİN W 20 ZİRVESİNDE BULUŞMASI, OLUŞUMA ANA UNSUR OLARAK KATILMASI ÜLKEMİZ ADINA BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR
*Hedefler arasındaki, kadın bankacılığının önemi büyüktür. İpoteksiz olarak yapılanacak çalışmalar programa alınmıştır.
KADINLARIN, EĞİTİM BAŞTA OLMAK ÜZERE, İSTİHDAM KONUSUNDA İYİLEŞMESİNE, BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖNCÜLÜK EDEREK SÖZÜNÜ VERMİŞTİR.
2030 MARTTA 17 ÖNEMLİ HEDEF TESLİM EDİLMİŞ OLACAK.15 YIL BOYUNCA HÜKÜMETLER KONUYLA İLGİLİ SÖZLERİNİ YERİNE GETİRMİŞ OLACAKLAR.
‘’ İNSAN VE KADIN HAKLARI İÇİN İLO HER TÜRLÜ YARDIMA HAZIR’’
*Kadın istihdamında çocuk bakımıyla ilgili, sorunlara çözüm önemlidir.
‘’HEDEFLENEN İYİLEŞMEDE HÜKÜMETLER ÖZEL SEKTÖR, STK’ LARIN ÖNEMİ BÜYÜK VE NELER, İSTENİYOR, NELER HEDEFLENİYOR VE DAYANIŞMADA, SOSYAL GİRİŞİMCİLİK ÖNEMLİ’’
‘’ HÜKÜMETLER, BU KONUDA, PARLAMENTODA MASASINI KURARAK, KARARLARI GÜNDEME TAŞIMAK ZORUNDA,
*Aile içi şiddetin önlenmesi ve çocuk eğitimleri ele alınacak,
*Babalara çocuk bakımı eğitimleri,
*Kadın kotası konusunda, iyileşme,
‘’W 20’ DEKİ ÖRNEK GİBİ LİDER KADINLAR SEÇİLSİN ’’HÜKÜMETLER KADIN SEÇİMİNİ BİZLERE VERECEKTİR’’
Çalışan ve yöneten kadınların sorunları bir havuzda toplanmalı,
İşyerlerinde şiddete karşı komiteler kurulmalı,
‘’KADIN DA YETENEK EVRENSEL İŞLEYİŞTİR’’
DERNEĞİMİZİ temsilen katıldığım, W 20 zirvesinde, edindiğim izlenimlerin özetidir. Konuya emeği geçen, Ülkeler başta olmak üzere, emeği geçenleri, şükranlarımla, kutlarım. Herkesin yolları açık olsun.

İnsaf KILIÇ
ANKARA GİRİŞİMCİ KADINLAR DERNEĞİ
AGİKAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI
ANKARA // 18.10.2015

7 Eylül 2015 Pazartesi

BRÜKSELNAME; “Çığlık”, Kader Sevinç

“Çığlık”, Kader Sevinç
çığlık-görmekÇağdaş dünyanın gündeminde somut konular var: dijital ekonomi, temiz enerji, sosyal güvenlik reformu, nano teknoloji, nesnelerin interneti… Ülkeler kalkınmaya, toplumlar daha iyi bir geleceğe, siyaset bu hedeflerde daha başarılı olmaya odaklı.
Türkiye’de ise toplumu bu somut gündemlerin uzağında tutan çatışmacı, kötücül bir siyasi anlayış ülkenin enerjisini emmeyi sürdürüyor. Karabasan her gün yaşamlarımıza çeşitli şiddet imgeleri olarak yine yeniden giriyor.
Bu çatışmadan beslenen, eski zihniyetli erkeklerin egemen olduğu siyasi dil ve şiddet kültürü, birçok yaşamsal alanda Türkiye’yi geriye götürüyor. Bu ortamdan en olumsuz etkilenenler ise kadınlar. Özellikle, imtiyazsız kesimlerin kendilerini gerçekleştirme mücadelesi veren genç kadınları. Türkiye’de bırakın ilerici kadın hakları ideallerini, hatta bırakın kadın hakları konusunun bir “kadın” değil bir insan sorunu olduğunun kavranmasını, kadınların güvenliğinin nasıl sağlanacağı gibi en temel bir kaygı seviyesindeyiz hala.
Bir vaka, binbir sorun
Üniversiteden uluslararası ilişkiler bölümünden yeni mezun, Kocaeli’den Manolya Uzgen’in mektubunu yüreğim ağzımda okudum. Siz de okuyun istedim satılarını biraz empatiyle, özellikle erkekler:
Size tatsız bir olaydan bahsedeceğim, geçen cuma akşamı evime giderken tacize uğradım. Sizinle konuşurken de bahsetmiştim üç kadın nüfusu olan bir ailede önce kız kardeşim ardından annem ve en sonunda benim de başıma geldi. Çok ağır değil ama tacizden ziyade sanırım bir kaçırma teşebbüsü idi.
Saat 23.30 sularında evime yürüyordum, bir pazar sokağından geçmek zorundayız eve giderken ve sokakta kimse yoktu. Telefonda konuşuyordum. Güya telefonda konuşurken kendimi güvende hissediyorum sonuçta bir ses var.
Yanımdan Mitsubishi marka bir minibüs geçti az ilerde karşımdan gelen adamı araca aldı. Ben yürüdüm biraz sonradan fark ettim ki araç hareket etmiyor kaldırıma yanaşmış bekliyor. Böyle olunca korkup telefonu kapattım ve babamı aramak istedim. Yürümeyi kestim beklemeye başladım. Telefonum bağlanmadı araç da bu sırada kaldırımdan bana doğru geri geri gelmeye başladı. Minibüs yanıma gelince ben ileri doğru hareket etmeye başladım bu sefer minibüs vitesi değiştirdi, benimle ileri gelmeye başladı korktum ve koşmaya başladım; onların da benimle birlikte hızı arttı. Çok güçlü çığlık attım çünkü minibüs kapalı ve sürgülü kapısından birisinin beni içeri çekmek istediğini hissettim. Sesime herkes yetişti annem evde bilgisayar başında duymuş zaten. Babam koşana kadar yetişen komşularımız oldu. Aracı hiç bir yere göndertmedim polisi aradım ve toplanan halk ile birlikte iki sapığı olay yerinde beklettim. Bu esnada gerçekten bir sinir boşalması yaşadım. Sanıyorum ki bir erkeğin yumruğundan çok daha ağır tepkilerle isimlerini, suratlarını tüm mahalleye ifşa ettim. Polislerle karakola gittik ve şikâyetçi oldum. 
İnanın korkum sinirimin yanında bir hiç artık. O kadar çok canıma tak etti ki, yolda gördüğüm erkeklerden tam anlamıyla midem bulanıyor. Bu olayları yaşarken de gördüğüm tek bir şey var: kadınlar kendilerini savunmayı daha iyi bilmeli. Sözle tacizin bir yıla kadar hapsi var bunu bilmiyorlar. Sadece bir şahit olsa bile dava açabilirler; bunu da bilmiyorlar. O kadar çok korkuları var ki, sapıklar kendilerine musallat olur diye… 
Şimdi İl Müdürlüğü Kadın Hizmetleri ile bir proje yapmak istiyorum bilinçlendirme amaçlı. Bu hafta yüz yüze görüşme sağlayacağım kendileriyle.
Kadın değil, insan sorunu
Manolya kendi kentinde, mahallesinde yaşadı bu vahim deneyimi. Başka nerede güvende olacaksınız ki? Bu sadece milyonlarca kadının Türkiye’de yaşamaktan yorulduğu bir örnek. O sesini yükseltmeyi ve çözüm için harekete geçenlerden olmayı seçmiş. İhtiyacımız olan cesaret ve toplumsal sorunlara sosyal girişimci bir tavırla çözüm arama yaklaşımına işaret ediyor bu davranışı.
Peki ya siz?
Siz derken insanlardan bahsediyorum, kadın veya erkek ayrımı olmadan, insanlardan.
Her gün çevrenizde ve kendi yaşamınızda gördüğünüz şiddete sesinizi yükseltecek misiniz?
Sesini yükseltenlerin etkisini çoğaltmanın zamanı çoktan gelmedi mi?
Sokakta veya ruhumuzda, çığlık çığlığa yaşamaya alışmamak için.
Kader Sevinç
Brüksel

17 Şubat 2015 Salı

Acı Bir Mesajla İnsanlık Dersine Uyanmak

ACI BİR MESAJ'LA, İNSANLIK DERSİ'NE UYANMAK!....
İnsaf KILIÇ
Değerli okuyucularım, dünyadaki insanlığın eksik yaşandığı ve bizim ülkemizde de ayıpların su yüzüne çıktığı, utanç verici durumlara bakınca, çoğumuzun ciğerlerini yakan bir başka gerçek olan Özgecan ASLAN’ın mesajına ne demeli?
Bu vahim olayı, medya yoluyla kullanarak hala kadın üzerinden pirim yapanları bir kez daha kınıyorum.
Başımız sağ olsun. Özellikle, bu acı olayın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün yaklaştığı bu günlerde, kadınların haklarıyla ilgili önemli mesajlar içermesine dikkat çekmek gerek. Çoğu kadın 129 işçinin yanarak can verdiği 8 Mart olayı ve yanarak öldürülen Özgecan’ın bedeni, kadın yarasının tekil ve çoğul örnekleri.
İnsanlığın eksik işlendiği dünyamızda, utanç verici cinayetin cezasını tartışmayı bir tarafa bırakıp,  önemli bir örnek olan kadınların cenaze taşımasını ele alalım. Bu direnişin acı bir gerçekte birleştirilmesi bana göre, ülkemiz adına verilen mesajda, eksik işlenen insanlık dersine ‘uyanmak’tır.
Bir grup kahraman kadının direndiği duyarlılık adına bu kadınları doğuran annelere sonsuz saygılarımla, mesaj niteliğini gerçekleştiren bu yüreklilere; iyi ki varsınız. Özgecan’ı taşıyan kutsal ellerinizden öperek, saygıyla önünüzde eğilenleriniz çok olsun. KADIN KARDEŞLER, yalnız elleriniz değil, yanaklarınızı sızlatan gözyaşınız ve uzaktan da olsa merhem olan mesajınızın önemi çok yüce bilesiniz diyorum.
Bu vesileyle, bir sivil toplum kuruluşu çalışması olarak, işsiz kadınlara ürettirdiğimiz gelincik sevgi çiçeğimizle birçok kurum ve kuruluşlara başvurularımızda, kadın cinayetlerinin yüreğimizi acıttığı son yıllarda, bir kadın mesajını beraberce iletip kadına karşı şiddete hayır deme arzumuza ilgisiz kalındı.
Ne yazık ki bu konuda Tv ekranlarından gördüklerime üzülmemek elde değil. Özgecan’ın üzerinden kadına karşı şiddet konusunda, özellikle bazı politikacılar yine pirim savaşındalar.
Bu konuda yine sesleniyorum. İnsanlık için, 0-6 yaş gurubundan başlayarak iyileşmenin üzerinde durulmasını rica ediyorum. En önemli kısmın üzerinde durmamakla birlikte ülkemizde yaşayan birçok hasta ruhlu insanları iyileştirmede de eksikliyiz. Önemli hastalık misali köklü çözümler aramak yerine, aspirinle geçici uygulama ne kadar yeterli merak ediyorum.
İnsanlıktan nasibini almamış, zavallıların düşüncelerini şekillendiren herkesi kınayarak, özellikle dinimizi istismar eden örgütlenmelerin görmezlikten gelindiği konunun iyileşmesini, çıkar kirlenmesini düzeltecek özverili, vicdan sahibi insanların icraatını, ben de bir Anadolu kadını olarak bekliyorum.
Devletin başında kim olursa olsun insana uygulanan her türlü şiddet içeren sözlerin, yasaların, dizilerin, özellikle medyada tesir eden her ne varsa temizlenmesini, aileden başlayan iyileşmeyi, evlilik öncesi eğitimleri, evlenme cüzdanlarıyla başlattığımız örnek misali duyarlılık mesajları yüreklere kazınırcasına, yeniden yaşamları sorgulayarak ele almalı. Kadına karşı şiddet uygulayanları kimler yetiştiriyor? Nelerden besleniyorlar, hangi yayınlardan etkileniyorlar? Tüm insanlık adına yeniden sorgulanmalı.
Can kardeşimiz Özgecan, bir insanlık mesajıdır. ‘’Lütfen insanlığa yeniden, vicdanlarımızla uyanalım’’ Sağı solu bırakıp, hayat dersimizi yeniden ele alalım.
Bana göre, Özgecan, çok acı ve çok önemli bir mesajı, hepimize düşen sorumlulukla geride bırakmıştır.
Şimdi sıra başka kurbanlara gelmeden, hem de cenazeyi taşıyan kadın kahramanların örneğiyle, özellikle kadın istismarında yüreklere kazınacak mesajda, aklını yitirmiş caniler hariç, kadın erkek el ele, kardeşçe, tüm şiddette kaybettiklerimiz anısına, ülkemiz gerçeğine yeniden uyanalım. Özgecan, insanlıkta sorumluluklarımızla bizi baş başa bırakıp gitti.  Zaman kaybetmeyi bırakıp, her duyarlının vicdanında iyileşme çalışmasına gerçekten başlanılsın.
Satırlarımı dün öğrendiğim sözlerle sonlandırırken,  SEVDİĞİNİZ KADAR BÜYÜKSÜNÜZ, SEVENİNİZ KADAR DEĞERLİSİNİZ diyerek, kadın ve erkeğin bir bütün olduğunu, şiddet gösteren canilerde sevginin olmadığı sebebini yeniden ele alarak sorgulamak lazım. BU DÜNYADAKİ İNSAN, SEVGİSİNİ EKSİK YAŞARSA, CEHENNEMİ KENDİSİDİR.
HERKESİN KENDİ CENNETİNİ YAŞAMASI DİLEĞİYLE,
İYİLEŞMEYE, ACI BİR MESAJLA VERİLEN DERSİMİZDE, YENİDEN UYANALIM…
Annem Tv Genel Koordinatörü

1 Mayıs 2014 Perşembe

ZALİM, YALANCI VE MÜFTERİLERİ; ŞİDDETLE VE NEFRETLE KINIYORUZ

ERİVAN, ERMENİSTAN // BİR TÖREN VE AYAKLAR ALTINA KONULARAK ÇİĞNENEN TÜRK BAYRAĞI
ERİVAN, ERMENİSTAN // BİR TÖREN VE AYAKLAR ALTINA KONULARAK ÇİĞNENEN TÜRK BAYRAĞI

10 Nisan 2014 Perşembe

AFİŞ & GELİNCİK

Kadınım; Ben’de bir gelinciğim…
“Sevgisiz dokunma incinirim”
“BEN KADINIM;
 ŞİDDETİ, SEVGİSİZ YAŞAMLARI KINIYORUM”
Türkiye’nin kanayan yarası olarak, güncelliğini her zaman koruyan sorunlarından biri de işsiz kadınların evlerinde üretim yaparak yaşam mücadelesine katkı sunmalarıdır.
AGİKAD’ olarak, Gelincik Projesini önemsiyor ve projemizle; Kadına karşı şiddete tepkimizi istihdamla bütünleştirip, sorumluluğumuzu imkânlarımız içerisindeki gelincik desteğimizle yola devam diyoruz.
KADINA KARŞI ŞİDDET tepkimizde, tüm duyarlılara seslenerek, İpek Kozasından üretilen ve onlarca annenin evinde ürettiği, el emeği göz nuru gelinciklerle çocuğuna aş, kitap, gelecek olmak için bütünleşiyoruz. Bu önemli projemizle, bir toplumsal sorumluluğu pozitife dönüştürerek, gerçekleştirmekte olduğumuz, çalışmaya katkı sunmakla o sofradaki ekmeğin besini, çocuğun okuduğu kitabın satırlarında, sevgisi, geleceği olun istiyoruz.
“KADIN ÖZGÜR DEĞİLSE İNSANLIK KÖLE DEMEKTİR”
“Her kadın bir gelinciktir”
İLKELERİMİZ ve SÖYLEMLERİMİZ
Biliyoruz ki; dünyayı kuranda kurtaranda kadındır, kadın olacaktır.
Biliyoruz ki; kadın olmadan hayat olmaz. Kadının evrensel gücü, sevginin de evrensel gücüdür.
Biliyoruz ki; yan yana, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe yürüdüğümüz zaman eşitiz, özgürüz.
Biliyoruz ki; kadın, eşit haklara sahip ve yeryüzünde savaşın, sömürünün yok olduğu gün kadın olacaktır. Çünkü; kadın, şiddetle azalmak yerine, sevgiyle yaşamak ister.
Biliyoruz ki; kadın annedir, kardeştir, eştir. Bütünün yarısıdır.
AGİKAD BAŞKANI
İnsaf KILIÇ
Babalar; eşinizin, kızınızın, gelininizin yakasına taktığınız gelincik, bir başka eşin, kızın, gelinin umudu olacaktır, yaşama sevinci olacaktır.
Diyoruz ki; bu denli anlamlı, sevgi ve yaşam dolu bir üretime katkıyı, Ülkemiz ve Derneğimizin öncülüğünde sesimizi dünyaya duyurarak, gelincikleri birlikte çoğaltalım istiyoruz.
Adres: Batıkent Bulvarı Batıkent Kültür Merkezi
No: 255 Kat 1-18 Batıkent/ANKARA - İletişim: 0312.252 08 04  WEB: AGİKAD ANKARA

2 Aralık 2013 Pazartesi

GELİNCİK PROJESİNE ATIF VE ARMAĞAN!...

                                                             M . Ö . 42 . . .

ROMA'LI KADIN AVUKAT
HORTENSİA'NIN SAVUNMASI..!
Roma'nın en iyi Avukatlarından olan Quintus Hortensius'un kızıdır HORTENSİA..
Oldukca güzel ,zeki,cesur ve asil bir kadındır.. Hukuk Eğitimi almış ve çok başarılıdır..
Ancak Erkek Egemen Roma Yönetiminin, (Yasalarda olduğu halde) Kadın Yargıç olmaz direnişiyle Yargıç olamamıştır.Yılmayarak çok başarılı bir Avukat olmuştur..
            M.Ö.195 de Kartaca ile yapılan Savaş için çıkarılan Lex Oppia(felaket)Yasa'sında Kadınların 1 Ons'tan fazla altını olmasını ve renkli giysiler giymeleri yasaklanmış.
            Roma'lı Kadınlar bu Yasaya başkaldırdılar,
            Kadınların İlk Siyasi eylemi M.Ö.195 de oldu.
Aylarca Roma Caddelerinde hep bir ağızdan aynı anda Çığlık atarak eylemler yaptılar..
Tutuklandılar,taktaklandılar..Zorla Esir Galadyatörlere "metres"olarak verilerek cezalandırıldılar..
Çoğunluğu Kadın onurunu aşağılayan bu iğrenç Cezaya karşı"metres"olmaktansa intihar etmeyi seçtiler.. Kaçabilenler,dağlara kaçtılar !
       Görülen o ki Erkek egemen toplumlarda Kadınlara,2055 yıl öncesinde de verilen Cezalarda da "Tecavüz"e uğramak uğratılmak iğrençliği ön plandadır..!
       Ancak TÜRK Yasalarında 2055 yıl öncesinde de ve sonraki yüzyıllarda da TÜRK Kadın'ı Yönetimlerde varolmuş,Erkek çocuklar ve Kız çocukları eşit yetiştirilmiştir..AT'a binme 3 yaşında öğretilmiş..Ok atmak,Kalkan ve Kargı Kullanmak 5 yaşında öğretilmeye başlanmıştır..
Kendini her türlü koşullarda savunmayı öğrenen TÜRK Kadını'na değil zorla tecavüz asla kendi istediği dışında yan gözle bile bakılamazdı..
            TÜRK Yasalarında;
Erkek egemen değil Eşit egemenlik hükmü vardı..!
            Önce TÜRK Kadınlarının sahiplendiği ve VATAN Savunmasıyla Kanları ile Canları ile destekledikleri Ebedi BAŞBUĞ ATATÜRK;Arapçı zihniyetin sinsice hakim olduğu ve TÜRK Devleti'nde Hakları elinden alınan TÜRK Kadınlarına Kurduğu TÜRKİYE Cumhuriyeti ile yeniden yüzyıllar önceki haklarını verdi..(2055 yıl önceki cesur bir Kadını anlatmaya çalışırken,ATAMIZA minnettarlığımızı yazmam gerekti..)..
            Cesur Roma'lı kadın büyük direnişinden 153 yıl sonra Lex Oppius Yasa'sına Üçlü Roma yönetimi;Octavius, Marcus Emilius ve Lepidus, yeni maddeler koydu..
            Önlerine geleni özelliklede İktidar'a muhalif olanları Halk düşmanları ilan ederek mallarına mülklerine el koydular..Sıra Roma'lı Kadınlara geldi..
            Özellikle İktidara muhalif olan en zengin 1400 Kadın'ı sözüm ona vergilendirmek amacıyla hemen uygulanmak üzere genelge çıkardılar..
            İktidar'ın  kendilerine karşı çıkardığı Genelgeyi kabul etmeyen Roma'lı Kadınlar;başlarında Avukat HORTENSİA olmak üzere Forum Mahkemesi'ne gittiler..!
            VE HORTENSİA'NIN SAVUNMASI:
            "Eğer Hukuk'a ve Mahkeme'ye karşı bir hata ettiysek bizi cezalandırın.Ama biz sizi,halk düşmanı ilan etmek için oy kullanmadık.Ocaklarınızı söndürmedik,düşmanları size karşı kışkırtmadık,şan şeref ve statü kazanmanızı engellemedik.neden Suçu paylaşmadığımız halde cezayı paylaşıyoruz !
            Şanda Şerefte,Komutada,Siyasette bir payımız olmadığı halde niye vergi ödeyecekmişiz..??
Çünkü Savaş Var diyorsunuz.Ama ne zaman Savaş yoktu ki..?
            Galya'lılarla,Part'larla Savaşacaksanız gönüllü katkıda bulunuruz ama İÇ Savaşa Hayır..!"..
            HORTENSİA'NIN Savunmasına oldukça öfkelenen Mahkeme Heyeti,
Korumalarına (Lictorlar), Kadınları derhal dağıtmalarını emretti iseler de, oldukça kalabalık olan Kadınlar öylesine Avaz Avaz ÇIĞLIK(!)atmaya başladılar ki,Baltalı Lictorlar şaşkınlık içinde öylece kaldılar..!!
            Ertesi gün hemen anında Mahkeme Roma'lı Kadınlara uygulanacak Vergilendirmeyi iptal etti...!!
            ROMA,KADININ GÜCÜ KARŞISINDA GERİ ADIM ATTI..
YA İŞTE BÖYLE...!Saygılarımla
Gülsev EYÜBOĞLU02 Aralık 2013
"VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN"
."NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"
İNADINA -İLELEBET

19 Eylül 2013 Perşembe

Gelincik çalışmalarımızdan örnekler:

ANKARA GİRİŞİMCİ KADINLAR DERNEĞİ OLARAK KADINA ŞİDDET'E "HAYIR" DİYORUZ

“AÇAN HER GELİNCİK BİR İNSAN ÖMRÜDÜR”

 AGİKAD (Ankara Girişimci Kadınlar Derneği) ve Ankara Barosu GELİNCİK Merkezi işbirliğiyle, gerçekleştirmek istediğimiz, Projemizi, tüm dünyaya seslenerek, yılda bir gün veya gelincik haftası olarak, yasallaşsın ve  “KADINA İnsana, Şiddete HAYIR” duyarlılığı yaygınlaşsın istiyoruz.
 Kadın ve aile hayatını ele aldığımız çalışmalarımızda, kadına karşı şiddete dikkat çekmeyi, kadınımızı güçlendirerek, bir nebze de olsa (göle bir damla atma örneği), katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Projemizdeki amacımızı, gelincikle bütünleştirip, birçok kurum kuruluşu yanımıza alarak. TBMM Sayın Başkanı, Aile ve Sosyal Politikalar Sayın Bakanından başlayarak kadın milletvekillerimizin yakalarına takılacak, ev hanımlarımızın ürettiği gelinciklerle duyarlılığı artırmak istiyoruz.

KADINIM, BEN DE BİR GELİNCİĞİM 
“Sevgisiz dokunma incinirim’’
Gelincik; şiddetin olduğu yerde kendiliğinden mesaj veriyor.
İyilik, dostu güzel narin bitkiyi Anadolu Kadınıyla bütünleştirerek; yeniden doğmak gibi güçlü aile değerlerimizi koruma adına, Projemizi hayata geçirmek istiyoruz.
Örnek Anadolu’daki bir kavgada kadın Tülbent’ini yere atar ve o kavga orada tatlıya bağlanır. AGİKAD olarak diyoruz ki;
Artık Analar boyun bükmesin, her yıl bir defa da olsa kadınlar kutsal çiçek Gelinciği yakalarına takarak ve – Kapı Tokmaklarına asarak– (hatta belediyelerin nikâh dairelerinde çiftlere de takarak); duyarlılık artırılsın istiyoruz. Bu gelincikleri evlerdeki işsiz kadınlara ve sığınma evi atölyelerinde ürettirip, bir taraftan kadın istihdamına da destek vermek istiyoruz.
Diğer taraftan işsiz ev kadınlarını bilgilendirerek sevgiyle besleyip, yuvaların korunmasına ve güçlenmesine katkımız olsun diyoruz.
Japonlar Gelincik için, söylemlerinde, “ Gelincik insan gibidir. Dünü vardır, yaşamıştır. Bu günü vardır, yaşıyordur” derken; Biz de diyoruz ki yarınımızı sevgiyle besleyip, nefsimizi, vicdanımızı temiz yaşatmalıyız ve bunda da bizim gibi kuruluşların öncülüğünü kanıtlamalıyız. İnsanız biz de topluma daha çok emek vermeliyiz çünkü ’’İNSANIZ AYRICA DA- KADINIZ’’                                                                                                                
Yine Anadolu’dan örnek,  her kız çocukken Gelincikten bebeğini yapmıştır. Şimdiki kırıp incittiğimiz bebeklerimizi, sevgiyle beslemek istiyoruz.
                 
GELİNCİK AİLELİ BİR ÇİÇEKTİR.  
Açan her gelincik bir insan ömrüdür. Roma mitolojisinde, gelincik birçok tanrı ile ilişkilendirilir. Uykudaki sırrı düşleri simgeler.
Çanakkale’de 1.Dünya Savaşı sırasında Gelibolu yarımadasındaki başarısızlığa mahkum çok kan dökülen bir mahallede, binlerce ölünün ardından Gelincik tarlası kendiliğinden oluşmuştur. Bu tarlayı Moina-Michel adında bir Amerikalı kadının başlattığı -kasım 1918’den beri gelenekselleşmiştir ve her yıl Amerikalılar bu tarlayı ziyaret ederler. Açan her gelincik bir insandır, bir ailedir ve ailenin yaşam kaynağı da bir sevgidir. Biz sevgiyi ailede bir bütün olarak maddi manevi katkımızla yaşatılmasını istiyoruz. Bunun için her insan kendi içindeki düşmanı öldürürse kimsenin düşmanı olmazı ilkesini istiyoruz. Sevgisiz yaşamları, şiddetli yaşamları gelincik çiçeğiyle kınıyoruz.
Anadolu Kadını olarak, kıyam dönemlerinden geçtiğimiz yılların bilincindeyim.
Topluma seslenerek, artık insanlar incinmesin sevgiyle özellikle cennet gönüllerin annelerin önemiyle kadına karşı hep beraber yürümeye ve de aile değerlerimiz koruyarak büyümeye dikkat ediyoruz.
İnsaf KILIÇ, 8.07.2013



16 Eylül 2013 Pazartesi

GELİNCİĞİM


GELİNCİĞİM

Kırmızından al da moruna kadar,
Kadın gibi anlamlı ten gibisin.
Kadife dikenlim çok ol, çiçeğim,
Beni temsil eden sen gibisin.
Şiddete dur diyen ben gibisin.

İpek gibi narin yapraklarınla,
Dayandın da sabah ayazına, hoyrat rüzgâra
Kavurucu sıcaklara da hazırlıklıydın da
Bir insan eli yetti seni soldurmaya
Yine de korkutmadı seni güneşe açmaya

Aileyi anlatan tohumların da,
Güneş gözlü çiçeğim boynu büküğüm,
Kadın şiddetinde dersler misali,
Adım gibi adaleti arayanlarla,
Şiddete dur diyen ben gibisin.

Can kardeşler sen, senin gibi gönüllere git,
İçindeki şifaya, sen öncülük et,
Doğuştan kızların elleri kutsal,
Cennetten gelen anneye hürmet,

Gelincik misali koparılmadan,
Kadınlı erkekli sevgi bütünle,
İncitme kimseyi, nefsine ibret,
Senede bir gün de olsa,
Gelincikli mesajını, insanlığa, göklere yücelt.

İnsaf KILIÇ
08.07.2013